Emperyalizmin Kaleleri - 1

ABD’nin Afganistan ile başlayan ‘dünya polisliği’ misyonu, şu anda olanca hızıyla Irak topraklarında devam ediyor. İran ve Suriye’ de aynı rota üzerinde. Balkanlarda ise yeni bir etnik kart bu yıl çok konuşulacağı benziyor. Öte yandan Rusya’nın etrafı üstlerle sarılıyor.

2008 yılı sonunda koltuğa veda edecek olan Bush hükümeti, dünya adına planladığı tabloyu tamamlama telaşında.

Resmin tamamlanması içinse kimi coğrafyalarda ülkeler arasında Tarihten kalan düşmanlıklar körükleniyor. Düşmanlık Yoksa da suni düşmanlıklar yaratılıyor. Bazı ülkeler taşeron olarak seçiliyor. Mezhepçilik kullanılıyor.

Kimi yerlerde ise beyinler ele geçiriliyor. Sivil toplum örgütleri son sürat çalışmalarına devam ediyor. Önce kendinden kendi kültüründen utanma duygusu yerleştiriliyor. Sonra medyalar üniversiteler, sendikalar ele geçiriliyor. Büyük güçlerin çıkarları doğrultusunda yeniden şekilleniyor.

Tablonun şimdiki durumuna göre 2008’de ırak üçe bölünüyor, Ürdün’ü ve Filistin’i birleştirme çabaları hızlandırılıyor, Kosova’ya bağımlı bağımsızlık veriliyor.

Dünyayı yeni demokrasi dalgaları bekliyor.
Irak ve Afganistan’ı işgal eden, Orta Asya’ya yerleşen, Ortadoğu’daki kalelerini güçlendiren, Suriye, İran ve Lübnan’ı listeye koyan, Orta Afrika’yı karıştırmaya hazırlanan, İslam coğrafyasına yönelik hakimiyetini pekiştirmek için Büyük Ortadoğu Projesi’ni geliştiren devletler 2007’de de Demokrasi için sahneydiler.

Bundan tam yirmi üç yıl önceydi. Dünya’yı yeni bir demokrasi anlayışına sürükleme kararı alınmıştı. artık dünyada sınırlar kalkacaktı. eskisi gibi mutlak bağımsızlık yoktu.
bir yanı savaşın izini taşıyan ortadoğu ülkelerine dev alışveriş merkezleri açılıyor. Herkesi birden mutlu etmenin tek bir yolu olduğu hafızlara kazınıyordu. Çocuklar hamburger yiyor, anneler vitrinlere bakıyor, babalar elektronik marketin reyonları arasında dolaşıyor. Tüketim, çılgınlığa dönüşüyor.

Diğer yanda neler mi oluyor? Petrol ve su zengini ülkeler çıkarlara göre ya bölünüyor ya birleştiriliyor. Haritalar değiştiriliyor. aynı toprakların insanları birbirine boğazlatılırken yeni üsler gelecek için kuruluyor.

Medeni Avrupa’da ise ABD politikalarını destekleyen liderler ülkenin başına geçiyor. Dünya topyekun demokratikleşiyor.
Biri yer biri bakar mantığı liberalleşen ülkelerin ortak kaderiydi.

Etiketler: ,

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Henüz Yorum Yok.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)